ÇALIŞTAY BİLDİRİSİ

ARKA PLAN

Gazze’deki soykırım, Nakba’dan beri Filistin halkına karşı sistematik bir şekilde işlenen suçların başka bir görünümüdür. İsrail’in kuruluşunda kendini gösteren soykırımcı zihniyet, geçen zaman içerisinde şekil değiştirse dahi hem bu zihniyet hem onun sonucu olan suçlar artarak devam etmiştir. Bu süreçte Filistin halkının yaşama hakkı başta olmak üzere kendi kaderini tayin ve geri dönüş hakkı gibi en temel insan hakları ihlal edilmiş; insanlığın ortak sorumluluğu olan adaletin temini ise yerine getirilmemiştir.

Hukukçular başta olmak üzere her bireyin din, dil ve ırk fark etmeksizin mazlum ve mağdurların yanında olması gerektiği kanaatini taşımaktayız. Bu sorumluluk; yenilenmiş ve çalışılmış şartlarda, somut hedefler ve planlı stratejilerle; daha bilinçli bir koordinasyon yoluyla; Filistinlilerin mağduriyetleri konusunda gerçek adaleti sağlamak ve Filistin halkının kendi kaderini tayin ve özgürleşme iradesini gerçekleştirmeye yönelik olmalıdır.

Bu kolektif bilinçten hareketle Worldwide Lawyers Association (WOLAS) ve PAL Law Commission organizatör ve sponsorluğunda, dünyanın dört bir yanından hukukçuların katıldığı 19-22 Nisan’da İstanbul’da bir çalıştay gerçekleştirdi. “Advancing The Legal Front: Legal Strategy & Coordination For Palestinian Liberation (Hukuki Cephenin Geliştirilmesi: Filistin İçin Hukuki Strateji ve Koordinasyon) ” başlığıyla gerçekleştirilen çalıştay; şu ana kadar yapılanları tespit etmek, gelecek hedeflerini şekillendirmek ve bu davaya kendini adamış kişileri belirlemek üzere bir harekete geçme çağrısıyla başladı.

AMAÇ

Filistin için ve Filistin’le ilgili tüm yasal ve kısmen yasal çabaları tanımlayabilecek ve değerlendirebilecek bir mekanizma bulunmamaktadır.  Yasal hareket, parçalanmış ve hedeflerinde siyasi tutarlılıktan uzaktır. Sıklıkla sözde hedeflerine ulaşmaktan aciz olmakla birlikte ne yazık ki bazen Filistin halkının adalet, geri dönüş ve özgürleşmeye dair iradesini baltalamaktadır. Daha da kötüsü, açılan pek çok dava etkisiz ya da elverişsizken, sansasyonelleşmiş medya uygulamaları, önemli bir ilerleme kat edildiği illüzyonu yaratmaktadır.

Filistinlileri ve mücadelelerini bütüncül bir bakış açısıyla ele alan bir mekanizma da bulunmamaktadır. Filistinliler, büyük ölçüde hukuk alanında faaliyet gösterenlerin araçları, özneleri ve hayırseverlik vakaları olarak görülmektedir. Bu aldırmazlık, Filistinlilerin hukuki ve siyasi değişimin kaynakları ve temsilcileri olarak oynadıkları merkezi rolü, aynı zamanda bakış açısı ve yaratıcılık olarak sundukları çeşitliliği görmeye engel olmaktadır. Filistin’e yönelik hukuki danışmanlığın dava açmanın ötesine geçtiği, Filistin’in özgürlüğünü gerçekleştirmek için hukuki araçlar da dâhil olmak üzere her türlü yolun işletildiği bir temelde çalışmak zorunluluk arz etmektedir.

Program Çıktıları

  • Yargılamaların Genişletilmesi ve Koordinasyon;
  • Özgürlük Filosuna Hukuki ve Diplomatik Destek;
  • Filistinliler/Şikâyetçiler için Koruma;
  • Soruşturma, Hukuk ve Savcılık Heyetleri;
  • Siyonist Soykırımına ve Sömürgeleştirmesine Karşı Direnme Hakkı İçin Hukuki Koruma;
  • Savcılık, Kanıt, Dava Koordinasyon ve İzleme Sistemi;